Seni Seviyorum Arapça Nasıl Denilir?
Giriş: Arapçanın Büyüsü
Kayseri’nin dar sokaklarından, akşam ezanının huzurlu sesiyle sarhoş olmuş kafesinden bir çay içerek, içimdeki duyguları yazıya dökmeye karar verdim. Bugün çok basit bir şey hakkında düşünmeye başladım: “Seni seviyorum” cümlesi Arapça nasıl söylenir? Bu sorunun içindeki anlam, hissettiklerimle birleşip çok daha derin bir hale geldi. Her dilin kendine özgü bir dokusu var; ama Arapçanın melodik yapısı, kalbimi bir başka çarptırıyor. Bugün, Kayseri’nin biraz daha sıcak havasında, biraz da kafamda gezinen birkaç düşünceyle bu soruyu merak ederken, size bir hikâye anlatmak istiyorum.
Bütün Başlangıçlar Bir Tesadüf Müdür?
Bazen bir kelime, bir cümle, bir bakış bile tüm hayatını değiştirebilir. Geçtiğimiz yaz, o sıcak Kayseri akşamlarında eski bir arkadaşımın davetiyle gittiğim küçük bir yemek organizasyonu, hayatımın dönüm noktalarından biri oldu. İçeri adımımı atar atmaz, o eski halini kaybetmiş ama hala gülümsemesiyle içimi ısıtan Halim’le karşılaştım. Onunla yıllardır görüşmemiştim, ama nedense birbirimize karşı bir şeyler vardı. Biraz utangaç, biraz heyecanlıydık.
Aralarına katıldım, gülüşmelerin ve neşeli sohbetlerin arasındaki boşlukta bir sessizlik anı oldu. O an, gözlerim Halim’in gözlerine takıldı ve sanki o an bir şeyler değişmeye başladı. İçimde bir heyecan dalgası yükseldi. O küçük, gizemli bakışta kaybolduğumda, birdenbire gözlerimden okunan o duyguyu anlamaya başladım. Sevgi.
Halim’in ne düşündüğünü, ne hissettiğini bilemiyorum. Ama ben, bir şeylerin değiştiğini çok iyi hissediyordum. Bu, bana zaman zaman kaybolmuş gibi gelen bir duyguydu; belki de uzun zamandır hissetmediğim bir şeydi. Birisiyle yeniden bağ kurmanın ne kadar güçlü bir şey olduğunu fark ettim.
Duygularımın Keşfi: Seni Seviyorum Arapça
Yemek boyunca konuştukça birbirimizi daha iyi anlamaya başladık. Bir süre sonra, o gecenin sonunda, bir anlık sessizlikte bir şeyleri daha netleştirdik. İçimdeki hisleri ona nasıl ifade edebilirim diye düşündüm. Neden bu kadar karışık duygular içindeydim? Ve birden aklıma geldi. “Seni seviyorum” demek istiyorum ama bu kelimenin Arapça karşılığını nasıl ifade edebilirim?
Kendimi kaybedip bir şekilde ondan, “Seni seviyorum” demek yerine, “Ana behibbik” dedim. Sözlerim sanki kayboldu, ama gözlerimdeki duygular yeterince belirgindi. Aniden bir sessizlik oldu. O anın büyüsünde, bir şeylerin farklılaştığını hissedebiliyordum. Birlikte paylaştığımız o sade an, aramızdaki duygusal bağın simgesi oldu.
Arapçayı bu kadar güzel kılan bir şey vardı: Yalnızca kelimelerin anlamı değil, o anlamı taşıyan sesler ve telaffuzun kendisiydi. İçimdeki duyguları Arapçayla daha kolay ifade edebildiğimi hissettim. Sevginin bu kadar derin bir şekilde aktarıldığı başka bir dil var mıydı? O an, gözlerimdeki heyecan, hissettiklerimi ona daha kolay anlatmaya başladı. Halim’in dudaklarında bir gülümseme belirdi.
Hayal Kırıklığı ve Umut: Bir Arada
İçimde bir korku da vardı. Belki Halim benim bu hislerimi anlamaz ve bu anı geçiştirirdi. Ama beklediğim gibi olmadı. O, birkaç saniye içinde bana daha derin bir bakışla cevap verdi. Gözlerindeki duyguyu okuduğumda, o zaman anladım. O da bir şeyler hissediyordu. Ama biz birbirimize karşı korkuları olan iki insandık. Her şeyin yanlış olmasından, kaybolan bir fırsattan korkuyorduk.
O an, biraz hayal kırıklığı yaşasam da, bir umut vardı içimde. Kelimelerim sessizdi, ama kalbimde bir melodi çalmaya devam ediyordu. Birbirimize karşı bir şeyler hissettiğimizi anladım ve bu, beni sakinleştiren bir düşünceydi.
Sonuç: Duyguların Dili
İnsanın içindeki duyguları dışa vurması, bazen doğru kelimeleri bulmakla ilgili değil, o anı doğru şekilde hissetmekle ilgili oluyor. Seni seviyorum demek, sadece bir kelime değil; arkasında hislerin, geçmişin, bugünün ve belki de yarının hepsi var. O kelime, Arapçayla daha farklı bir şekle bürünse de, anlamı hep aynı kalıyor: Sevgi.
Kayseri’nin o sıcak akşamında, bir kelimeyle başlayan bir duygusal yolculuk, bana duyguların evrensel dilini bir kez daha hatırlattı. Sevgi, her dilde aynı anlamı taşır; sadece ifade şekli farklıdır. Arapçadaki o seslerin içinde bulduğum huzur, belki de ne kadar çok istediğimizi, birbirimize karşı ne kadar bağlı olduğumuzu gösteriyordu.
Evet, belki de şu anda hayatımda her şey çok net değil. Ama bir kelimeyle değişen bir duygu, bana hayatta en önemli şeyin ne olduğunu hatırlattı: Sevgi. Arapçayla söylediğim “Ana behibbik” cümlesi, içimdeki tüm duyguları en güzel şekilde dile getirdi.